Perşembe



" Tükenen ateşin köşesinde hayallere dalıyor, gece kandilinin titreyerek yandığı ve bu saf nefeslerin çıktığı oda ile birlikte bu baba evini şimdiden yarısını bitirdiğim o büyük yol üzerinde ıssız bir han olarak tasavvur ediyorum. " 



Çarşamba



" yani sanki hiçbir şey eski değil artık. yeni. ama ben kimse değilim. kötülük yok, iyilik de.
yani çok karmaşık bir teselli içinde günü sağ salim bitirebileceğimiz vehminin tesellisi içindeyiz.
çünkü bu takside son hızla götürülen şu suskun kadın ben olamam artık. olamam ilhan bey.
hakkım yok.
burası kimsenin yavaş dönemeyeceği, temkinli olmanın bir sözcükten ibaret kaldığı o dönemeç. korkak. korkmayacak tek insan gösterin bana. bu yerde talan edilmiş, yağmalanmış pırıl pırıl binbir suskunluk var. duyulur duyulmaz belki de hayatı azıcık uzatmak ümidiyle bastırılmış tek ses çığlıklar. korkunç... mu dersiniz? belki de yararlıdır.
nasıl bakacağım yüzüme, bu kadar tükenmiş böylesine buruşmuş yaşlanmış şu yüzümle? "


Hür Yumer

Pazartesi

foto: berthe morisot



   yeni bir yaşam istiyorum kendimden. son günlerde daha da iyi anladım bunu.
ruhum ve gençliğim en diplerde. keşke bu kadar düşünmeseydim. belki de keşke bu kadar uzakta... olmasaydım. ama hayır, ağlama. kocaman harflerle yazmıştın o yaktığın defterlerine. bir gün çok uzaklara gideceğini. şiirden yapılmış bir adamı çok özlediğini.

kendimi insanların arasına saklamaktan, kendim olamamaktan çok yoruldum. gün içinde birileriyle dilediğim gibi şiir, edebiyat, felsefe, film konuşamamaktan çok yoruldum. insanların bana çocukluğumdan beri güven vermemesinden, onlara güvenememekten çok yoruldum.

anneannemi çok özlüyorum.
ağlayamamıştım cenazesinde.
o, beni öyle teselli etmişti ki... ağlayamamıştım. ama dedemin iki ay önceki ölümünde. ikisini birden ağlamıştım sanki. anneannemin, dedemin tabutu başındaki yüzü. 

ben hala oyun çağında anneannemin gecesinde uyuyan küçücük bir kızım. çocukken biraz ihtiyarlayan. annesi babası ankara' da. küçükken annemle babama çok küserdim beni bırakıp gittikleri için (kısa bir süreydi ama benim için ne kadar uzun) ama şimdi annemi gözyaşlarıyla anlıyorum. annem oğlunun tedavisi için el evlerinde. ruhu soyuluyor. dişlerini sıkıyor. babam intiharı düşünüyor. babam uzak. herkesten. kabullenemiyor. 
anne, ben seni anladım. anne olmadan anladım hem. annem seni çok özledim. bir gün anne olursam... ölürüm gibime geliyor. herkes anne oluyor. bana da hep soruyorlar. ben kimseye soramam...

yine doldu gözlerim. çok hüzünleniyorum ben burda. 

Çarşamba



jehan' dan neden' i açtım dinliyorum.
fotoğraflara bakıp bakıp eskittiğim gençliğimi ve kalbimi topluyorum eski günlerden.
o yalanlara hala inanabilir miydim bilmiyorum.
kalbime bakınca. hala çok yorgun.


"I was the ocean
you wanted rivers
I was the moon
you chased the stars"  



Gülbeşeker

'hakikatte seninle sevgili olabilmemız için.'