Huzur.



" Mümtaz onun kat kat yığılan perdelerini istediği kadar zorlasın; tanıdığı, bildiği hiçbir şeyi göremezdi. Kül rengi bir tıkızlık, akışı bile belli olmayan bir nehir gibi, başta kendi varlığının şuuru olmak üzere, her şeyi alıp götürürdü. Bu ömür dediğimiz şeyle beraber yürüyen bir nevi küller altında Pompei idi. "

*

" İçimdekini görecek olduktan sonra... " Aylardır her tarafta yalnız içinde bulunanları görüyordu. O da biliyordu ki, bütün bu gördüğü, önünde durduğu şeylerde ne şaşılacak, ne de öyle korkulacak bir taraf vardı. 

*

" Aylardır ki Mümtaz' ın dış alemle teması böyle oluyordu. Ona her şey Nuran' la aralarındaki dargınlığın içinden geçerek, onun tarafından havası, rengi, mahiyeti bozularak geliyordu. Uzviyetinde bir gizli zehirlenme vardı; onun değişikliklerine göre etrafla konuşuyordu. "

*

Darlık, ıstırap, sandığınız gibi az bulunur şeyler değildir; hele sizler hayatınızdan bir kere soyunun, biz size ümitsizliğin her çeşidini bulmağa hazırız. 


Ahmet Hamdi Tanpınar
Huzur


Bu kitabı okumama vesile olan Asr' ıma içten teşekkürlerimle,


Popüler Yayınlar