Kayıtlar

2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Resim
" Dünyanın bir yerinde ıssız, kapalı kır evlerinden birinde oturabilseydim, ben de böyle bir şair olacaktım, diye düşünmek. Yalnızca bir odacık isterdim (çatı arasındaki aydınlık odayı). Orada eski eşyalarımla, aile resimleri ve kitaplarla yaşardım. Bir de koltuğum olurdu ve çiçekler, köpekler ve taşlı yollar için bir de kalın bir baston. Başka hiçbir şey. Yalnızca fildişi renginde, sarımtırak deri ciltli, ilk sayfasında çiçekli eski bir resim bulunan bir defter: Bu deftere yazardım. Çok şey yazardım; çünkü aklıma çok şeyler gelirdi ve pek çoklarına ait anılarım olurdu. Ama Tanrı bilir niçin, böyle olmadı. Eski mobilyalarım, koymama izin verdikleri bir samanlıkta çürüyor; benimse ah ey Tanrım, benimse üzerimde çatı yok ve yağmur gözlerimin içine yağıyor. "
Rilke - Malte Laudris Brigge' nin Notları
Resim
" Who am I in the eyes of most people? "



Mabel Matiz - Boyalı da Saçların

Resim
" göremediğin gözyaşımı

silemedim gömleğine

ya bu sitemi kollarına al

yanayım ya ben derdime. "




Resim
" Eski bir aile dostu... Yıllar sonra bir suçlu gibi eve gelmişti. Kapıyı ben açtım. Bizim eve böyle girilirdi. Sanki bir zorunluluk çemberinin bize rağmen karnını deşerek. Görünmeyen irili ufaklı varlıkları, kimseyi, aslında sevmediğimiz, nereye koyacağımızı bir türlü bilemediğimiz ayaklarına takıldığımız eşyalarımızı, hiçbir şeyi  ürkütmeyerek. Gelenin girebilir miyim diye sorması gerekirdi. O kadar şaşırırdık ki! Dünya çok kötüydü. Ne kadar kötüydü anlatamam dünya, o zaman... bir zindan. "
Hür Yumer



Worakls - Blue ( Jimmy Sax live)

Resim
güne çiçek bıraktıran.

güneş hiç eksilmesin.




Kalben - Sadece

Resim
melek'le sarı odamda divana uzanarak lambayı kapatmıştık. sadece çalıyordu. melek ağlamaya başlamıştı. sonra ben de. perdeleri almıştık evim için.

onu yeniden gurbete yollamıştım.

ilçemde deniz vardı.

kulaklıklar kulağımda.

eskiyen her şeyin üstünü kalın çizgilerle, sonsuz çizgilerle karalamıştım.

iyi ki gitmişim.

herkes gitti çünkü.

ama melek' in gözyaşlarına dokunamamak.

biri beni üzse, abla bir daha nerde göreceksin, derdi. yarı hüzünlü yarı gülümser bakardık birbirimize.

salıncaklarda kahkahalarımız.

pasta ısmarlayışlarımız.

melek beni üzenleri göremiyorum artık.





berkant' la kalben' in ayrılmasına hala çok üzülüyorum.
Resim
ayşe' ye...
Resim
" Tecrübelerimle şu yargıya vardım ki, başkalarıyla benim aramda korkunç bir uçurum var. Anladım, elden geldiğince susmam gerek, elden geldiğince düşüncelerimi kendime saklamalıyım.  Ve şimdi yazmaya karar vermişsem bunun tek nedeni kendimi gölgeme tanıtmak isteğidir. "
Resim
" dünyaya inanmış bir yüzü üzgün üzgün anlattım sana dedim belki de bir yere üzgün üzgün bakmaktır dünya. "

The Weeknd - Call Out My Name

Resim

Lilly Wood & The Prick - Prayer in C (Original verison)

Resim

Cihan Sezer - Aşk

Resim
çok uzaklara.






ALLE FARBEN – PLEASE TELL ROSIE

Resim
Resim
yazmadığım o öykünün başlığı geldi aklıma. burda saat 2.35. sen şimdi ne güzel. bugün yoğun bir gündü. onun mutfakta yemek yaptığı vakitleri, akşamları kaldıramıyorum ilk kez ağladım. defalarca mutfağı temizledim. oysa o bana yardımcı olmak istiyor. yorulmamamı istiyor. dizlerim. en çok dizlerim ağrıyor. paul' un makaronları geldi. herkes uzakta. herkes. ailem bile. demek ki her şey herkesten saklanabilir. yarın, bunları hatırlamasam. ama öyle doluyorum ki. günlerce tek bir cümle yazamadım. oysa sadece yazarak öpeceğim yokluğumu.


Nil İpek - Belki Alışman Lazım

Resim

Deniz Tekin - Baktın Olmuyo

Resim
Resim
" ... şu yalnızlık taşkını yüzüm hep de bir fotoğrafın en arkasında kalan
buruşuk bir üzüm tanesi gibi sarkmış da kalabalıklardan. "

edip.
Resim
Resim
" ondaki her şey soru ve bekleyişti... "
Resim
Resim
Bugün doğum günü partisine giderken otobüste s. ile karşılaştım. onun varlığına alıştım, sık sık bir araya gelemeyecek olsak da. aynı yaşta olduğumuzu öğrenince mutlu oldum. ilk ikimiz ayrıldık partiden sonra. her yerde bir yalnızlığım var. yağmurda ağaçları kokladım. ayrıldık, yollarımıza devam ettik. otobüste rilke' nin malte breuer brigge' ini açtım e kitaplardan. derine gömülmüş çocukluk, dedi anılar dedi rilke. bir kez daha anılar. anılarımın artık kurgu olduğunu düşünüyorum. gerçek hayatta hiç yaşamamış olduğum uzun sancılı kurguların içinde kaldım. yıllarca. gerçek bile değildiler. ama ben... sonra durakta indim. londra bugün yağmurluydu. durağa inince bir müzik sesi geldi, gülümsedim. hafif yağan yağmurda turuncu çoraplı genç bir adam dans ediyordu. nostaljik, hareketli bir parçaydı. etrafta yağmurdan dolayı onu izleyen hiç kimse olmasa da dansına devam ediyordu. burayı bir kez daha sevdim. gülümsedim.



Karsu-jest oldu

Resim
evliliğimizin ikinci yılına denk gelen karsu konseri, ne güzelsin. aydınlığımsın bu sabah.




Resim
" Ah, ne kadar isterdim gizlenebilmeyi,  beni gelip bulmasın diye özlemler. "
Resim
fonda sevim burak' ın sır öyküsü var. benim için.

hayatın kendisini yaşamak istediğim çok oldu fakat bunları hep yendim, diye başlıyordu, değil mi.

her şey, eskisinden daha uzakta ve korkarım ki yaşamak bunun adı.




Mahmut Orhan - Save Me feat. Eneli

Resim
ilk dinlediğimden beri kalbim bu şarkının ellerinde atıyor.

adsız'a ad oldun.




Işıl German - Aşkın Kederi

Resim

Lana Del Rey - Love

Resim

Jehan Barbur - Güzel Adam

Resim
saçlarımla yıkarım yüzünü

rüzgar gelip beni almadan

dağlara sorsam söyler mi gerçeği

uzaklar duyar mı sesimi? 

çok yalnızım anne.

Resim
" Üç cümle yazabilmek için üç sokak gezmek gerekmiyor.  Ama bir iki sokakta tökezlemek kesinlikle gerekiyor. Hele sokaklar, yarattığınız, kendi sokaklarınızsa. "


pessoa.

Resim
" yazarken, ölmüş çocuğunu kollarında sallayan deli bir kadın gibi kendimi sallıyorum. "

bilinmeyen bir kadının mektubu.

Resim
" elinin değdiği kapı tokmağını öptüm, dairene girmezden önce fırlatıp attığın bir puro izmaritini çaldım ve onu dudakların değmiş olduğu için artık kutsal bir nesne saydım. akşamları belki yüz kez bir bahane icat ederek odalarından hangisinde ışık yandığını görmek, böylece de senin varlığını, o görünmeyen varlığını daha bir bilerek hissetmek için aşağıya, sokağa koşardım. "

edip.

Resim
dizlerinde kalırsın bir akşam vakti soluklarına uğrarsın, kısılmış gözlerine geçersin geçersin geçersin gökteki tek yıldızdan üşüyerek 

hür...

Resim
Arınmış kimseyi bulamayacağını bilerek yaşa. Elimizden kayıp gidenleri düşün. Hayat budur. Gönlünü ferah tut. Herkes kadar sen de örselenmişsindir ama örselenme ölçüsünde sevemezsin. Tanrı değiliz. Kimseye ait olmayan hortlak bir sevginin o gözü dönmüş şatafatı yok bizde; bir mucizenin dölü değiliz; pişmanlık yok diyorsun belki de çok iyi gizlenmiş acıların, korkunç bir iç patlamanın dölüsün, nereden biliyorsun? Bak, kendini ne kadar anlamsız bir yoklukla yüceltmişsin, ne kadar özensiz, ne kadar aylak, ne kadar hain, ne kadar saf, ne kadar güzelsin.


hiçbir aşk hiçbir ölüm

Resim
Annesinin uzaklara gideceğini ve geri gelmeyeceğini söylüyor. Uzaklara kocaman gemilerle mi, kara trenlerle mi gidiliyor baba? Biz de gidelim öyleyse, biz neden gitmiyoruz? Uzaklardan bakıyor babasının gözleri, çok uzaklardan. Onun söylediklerine inanmıyor Halise.  Uzakları düşünüyor. Uzaklar neresi, diye düşünüyor. Günlerce, aylarca düşünüyor bunu ve dönmüyor annesi. Onun kokusunu özlüyor, gizlice yatağının içine giriyor uyumak için ama kokusu da yok artık, o da uçmuş.

londra, mart ve kar.

Resim
Uzun zaman sonra ilk kez bu kadar çok kar yağmış Londra' ya. Bense burada birinci yılıma girmişim her ne kadar öyle hissedemesem de. Kar kendisini burada sevdirdi bana. Çok şeyden uzak. Ait olduğum insanın yanında. Dün gece pencereyi açtım. Karı izledim. Sessizce kıvrılan sokağı ve sokak lambalarını.

bir ah daha.

Resim
photo: erika kuhn

Yıllardır ilk kez ağladım. Herkesin savaşta ölmüş olduğunu hayal ettim. İnsanları özledim. Bir insanım olsun istedim. İnsansızım dedim defalarca. 


Az önce Mart ayında gerçekleşecek olan Zeytinburnu Öykü Festivali' nin  tanıtım videosunu izledim. Çok başarılı bir tanıtım videosu olmuş. Yukarıdaki cümlelere denk gelince içimi tarifsiz bir duygu kapladı. Defalarca dinledim. Gözlerim doldu. Merak ettim, arattım. Yıldız Ramazanoğlu' nun Derin Siyah isimli kitabından bir öykünün cümleleriymiş.
Resim
" I see you in my dreams. "

" ne mutlu yaşamlarını kimseye emanet etmeyenlere. "

Resim
Yol kenarına atılmış çocukluğumun cesedine ağlarken hissettiklerim.

huzursuzluğun kitabı

Resim
Çiçeklerle çevrili, karanlık bir göl gibi güneşin altına uzansam, altın rengine boyansam. Gölgelerin içindeyken bireyciliğin yaşamdan hiç ama hiçbir şey beklememek anlamına gelen soyluluğuna erişsem. Dünyalar dönüp dururken çiçeklerden bir toz bulutu gibi olsam, bilinmedik bir rüzgarın gün biterken havalandırdığı, alacakaranlığın uyuşukluğunun rastgele yere bıraktığı, daha geniş şekillerin içinde seçilmez olan bir bulut.  Ve bunu sevilmeden ve üzülmeden ama güneşin parlaklığından, yıldızların uzaklığından çıkardığım kesin bir bilgiyle yapsam. Bunların dışında hiçbir şey olmasam, hiçbir şey istemesem... Karnı aç dilencinin ezgisi, kör insanın şarkısı, bilinmeyen bir gezginin bıraktığı bir nesne, çölde yüksüz ve amaçsız yürüyen birkaç devenin bıraktığı izler...
*
Güneş zihinde batar.
*
Ölürcesine okuyorum. Ve klasiklerin, sakinlerin, acı çekseler bile bunu asla söylemeyenlerin, bana kendimi kutsal bir yolcu gibi hissettirenlerin dünyasında ---
*
Ben, genellikle kendi derinliklerimde bi…
Resim
tavan arasına kaçan çocuk erik ağacından görünen göğü düşünür akşamın acısı içine çökünce uyur
benim küçük bir kedim vardı ahmak bir ayak ezdi benim en güzel çocukluğumu ahmak bir ayak ezdi
ağaçların arasında unutulan çocuk yapraklarda güneşi görür ve hareli denizlerde gezdiği günü düşünür
küçük kedim bana sürün kediler ağlamaz çöp tenekelerinde ölür
sıska kediler damlardan çok mezbelelerde görünür
küçük kedim molozlu sokakların ağır uykusundan gerin bilirim ki sen bu çöplükten değilsin benim gibi garipsin ikimizin de unuttuğumuz kuşları bol ağaçları bol bahçelerdensin koca duvarlı sokaklarda sıkılmışsın ve canından bıkmışsın


Resim
Tepelere doğru. Tek başıma. Korkuyu unutmuş. Yol sizi nereye götürürse. Yolu kaybettim diyordum, karanlık garip bir haz duyuyordum. Yolumu kaybetmeye ihtiyacım vardı. Evet, dağılıp gitmeliydim. Nereye? Temmuzda ay ışığı solgun aydınlığı ile yol gösterdi, beni mezarlığa götürdü. Tepelerde. Mutluydum. Dört bir yanımda serviler, alçak gönüllü mezar taşları; hayat gelip geçer, ölüm kalıcıdır, böyle mi yazıyordu, ay ışığında pek seçemedim. Uydurmuş olabilirim. Oysa hayat sahiden gelip geçiyor. Ötelerde ışıklar belirdi.  Göz kırpıyorlar. Birden, mezarlığın ortasında, o yasemen ağaççığı, silme çiçekli. Elbette çocukluğum. Anneannem için dua ettim; bir yaz gecesi, yasemenleri açmadı diye üzülmüştü. O zaman tutturmuş olmalıyım: Handan Sarp dün gece intihar etti.