Perşembe


Tepelere doğru. Tek başıma.
Korkuyu unutmuş. Yol sizi nereye götürürse. Yolu kaybettim diyordum, karanlık garip bir haz duyuyordum. Yolumu kaybetmeye ihtiyacım vardı. Evet, dağılıp gitmeliydim. Nereye?
Temmuzda ay ışığı solgun aydınlığı ile yol gösterdi, beni mezarlığa götürdü. Tepelerde. Mutluydum.
Dört bir yanımda serviler, alçak gönüllü mezar taşları; hayat gelip geçer, ölüm kalıcıdır, böyle mi yazıyordu, ay ışığında pek seçemedim. Uydurmuş olabilirim. Oysa hayat sahiden gelip geçiyor. Ötelerde ışıklar belirdi.
 Göz kırpıyorlar. Birden, mezarlığın ortasında, o yasemen ağaççığı, silme çiçekli. Elbette çocukluğum. Anneannem için dua ettim; bir yaz gecesi, yasemenleri açmadı diye üzülmüştü. O zaman tutturmuş olmalıyım: Handan Sarp dün gece intihar etti.




Hiç yorum yok:

" ... şu yalnızlık taşkını yüzüm hep de bir fotoğrafın en arkasında kalan buruşuk bir üzüm tanesi gibi sarkmış da kalaba...